Yuva – Home Belgeselini izle

25 Nisan 2011
İzlenme:

Facebook'ta Paylaş
VN:F [1.9.22_1171]
BU FİLME KAC YILDIZ VERİRSİNİZ?
Rating: 8.3/10 (186 votes cast)

-Yuva / Home 2009 Fransa / TÜRKÇE DUBLAJ-

IMDB Puanı: 8.4/10
Tür: Belgesel
Yönetmen: Yann Arthus-bertrand
Yapımcı: Luc Besson, Denis Carot
Müzik: Armand Amar
Süre:1 saat 30 dk

Dünyanın oluşum aşamasındaki süreçleri ve canlıların yerküre üzerinde ilk varoluştan günümüze kadarki değişimlerini mükemmel görsel şölen içinde aktaran ve en iyi belgesel yapımları arasında adlandırılan Yuva – Home belgeseli, NTV ekranlarından da yayınlandığı zamanda oldukça beğeni toplamıştı. Bu mükemmel yapımı, büyüleyici manzaralar ve sade anlatımla birlikte sizlere Türkçe Dublajlı olarak sunuyoruz. Kimi okullarda ders niteliğinde gösterilen bu belgesel için yorumlarınızı bekleriz. İyi seyirler.

VN:F [1.9.22_1171]
BU FİLME KAC YILDIZ VERİRSİNİZ?
Rating: 8.3/10 (186 votes cast)
Yuva - Home Belgeselini izle, 8.3 out of 10 based on 186 ratings


Toplam 274 Yorum Yapılmış.

  1. seval kazak diyor ki:

    bu zamana kadar izlediğim görsel ve anlatım bakımından en güzel ve anlaşılır belgesel.pembe diziler yerine çocuklarımızı belgesellere yönlendirmemiz gerekiyor.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +7 (from 9 votes)
  2. murad diyor ki:

    keşke bu belgeseli paraya doymayan lüks ve sefaya doymayan aç köpekler izlese bizler zaten olanla yetinen kişileriz nerede duracağımızı biliriz teşekkürler admin

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +3 (from 5 votes)
  3. hakbirdir diyor ki:

    evrime inanıyorsan maymundan geldiğine de inanıyorsun o zaman. insan oğlu milyonlarca yıldır daha neyin doğru neyin yanlıs oldugunu cozememıs, hala beyinleri gelişmemişken sen ne evrimindden bahsedıyorsun. o donemler gerıde kaldı hatırlatayım sımdı anaokulunda bıle buna ınandıramazsın. ama sunu soylemelıyım evrımı bence kendın ıcın bı dene. ……. yazık….

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: -15 (from 25 votes)
  4. k3nk diyor ki:

    şu televizyonlarda saçma sapan diziler filmler yayınlar yerine bu şekilde bilgilendiren belgeseller verilse ne kadar da iyi olur. ancak insan yine insandır gözü doymaz. belgeseldeki tahminlerin daha kısa zamanda olacağı ve belki tahminlerinin ötesinde şeylerde yaşanacağını düşünüyorum. Emeğinize sağlık böyle güzel bir yapımı paylaştığınız için. Bunun yanında bu belgeselin bir benzeri “Zeitgeist” ‘tir izlemeyen varsa tavsiye ederim.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +7 (from 7 votes)
  5. saltuklar diyor ki:

    Admin, bu belgesel için Putlocker izleme seçeneği koyabilir misiniz? tek parça halinde aynı anda izlerken de indirmek mümkün olabiliyor.oldukça kaliteli yapımları bize sunduğunuz için ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  6. ELİF diyor ki:

    ARKADAŞLAR HUMAN PLANET TAVSİYE EDERİM ŞİDDETLE BUNA 1000 BASAR

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 2 votes)
  7. Anubis diyor ki:

    yazık şu guzel belgeselin altına bile ”evrime inanıyorsan maymundan geldiğine de inanıyorsun o zaman.” gibi yorumlar yazılabiliyor . iktidarlara okadar ters dusmesine rağmen 10 larca yıldır evrim teorisi cokertilemedi ve canlıların evrildiği apacık bir gercektir maymundan bahseden yok zaten once bunu ayırt etmek lazım kimse maymun insan oldu falan demiyor yorum yapmadan once ne dusunursenız dusunun once bi evrimide adamakıllı araştırın kaldı ki coğunuzun dini bildiğinede de inanmıyorum neyazıkki :(

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +6 (from 12 votes)
  8. ephialtes diyor ki:

    Müthiş bişi ya bu belgesel harika olmuş…Hakikaten herşeyi de biz insanlar bile bile yok ediyoruz:(

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 4 votes)
  9. emre diyor ki:

    Evrim teorisi çökertilemedi diyenlere soruyorum. Allah’ın varlığını bilim çökertebiliyor mu? Allah’ın varlığını kanıtlayacak binlerce delil varken, varlığını inkar edebilecek hiçbir delil yokken neyin kavgasını veriyorsunuz anlamıyorum ve üzülüyorum.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: -2 (from 12 votes)
  10. taner diyor ki:

    evrim doğruysa 4 kitap uydurma demek oluyor. çünkü insanın yeryüzüne Allah tarafından gönderildiği yazıyor. bu kitaplara inanan milyarlarca insan aptal oluyor. ‘ama siz akıllı oluyosunuz. pegamberlerden dahi daha akıllısınız’. biraz kimya, fizik okuyun belki siz de gerici olursunuz. her şey bilinçli birbirine uyumlu evrimleşti diyosunuz. (Kİ EVRENİN ÇEŞİTLİ DENGELERİNİN BİRİNDE ÇOK MİNİK BİR SAMPA YAŞAMIN SONU OLUR. KİM BU BİLİNÇLİ VE DENGELERİ HİÇ BOZMAYAN BİR EVRİMLEŞMEYİ YAPMIŞ ACABA?). mesela iç dış basıncınıızın evrimleşirken ufak sapması patlama veya büzülmeye yol açar. ilkokulu kopye çekerek bitirdiniz heralde.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 7 votes)
  11. metin tekin diyor ki:

    müslümanların evrim ezikliği nedir artık yaww,,kafamız basmıyo deyimiosunuz yada bazı gerçekler orumuza gidio abi diyemiosunuz ,,buralarda eziklenip duruyosunuz,,,istersen anlamaya çalışırsın ,,evrim güneşi sizin sıvanmaz…hadi ikileyin şimdi…

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 4 votes)
  12. dmr diyor ki:

    Sayın hakbindir, senin henüz maymundan gelebildiğini sanmıyorum.
    Sayın taner, eğer birşey yalan yanlışsa, yaşamış ve yaşayacak bütün insanlar ‘O’na inansa bile, yalandır, yanlışdır. Milyarlarca insan aptal diye, gel, sen de aptal olma.

    Ben de, medeniyeti yerden inşa edip de, medeti gökten ummakla övünen bir türün (talihsizlik sonucu) üyesi olduğuma inanıyorum. Üstelik kuzey kutbundakine göre gök, güney kutbundakine göre yer oluyor. Bak şu allahın işine.

    Arkadaşlar, bu tartışmanın ilk zamanlarında ben vardım, kaç zaman geçti, hala aynı terane. Neye inandığınızın farkında mısınız? Zaten farkında olsanız inanmazdınız. Okudunuz mu semavi kitapları? Daha inandığınız kitabı okumamışsınızdır… Tevrat’a bakın. Zina haramdır deniyor, adem ve havva nikahsız ilişkiye giriyor. Tanrı senin benim gibi bir adam ve Aden’de eli böğründe dolanıyor. Üstelik tek tanrı da yok. O zamanlar bu Yahudiler çok tanrılı. Elohim, ilahlar demek. İbrahim’i çadırında ziyarete üç tanrı geliyor. Bir soyağacı çıkardım ademden beriye, allah sizi inandırmasın, dehşet içinde ensest gözler önüne seriliyor. Yeryüzündeki ilk atamız olan Kain, kardeşi Habil’i öldürüyor. Yani kardeş katili. İslam tarihine bakın, kabileler din uğruna kan döküyor, ırza geçiyor, çalıyor, vs. Ve bunu hak yolunda yaptıklarına inandıkları için, vicdanlarını da rahatlatıyorlar. Muhammed, 8 yaşında kızla evleniyor. Daha neler neler…

    Şimdi biz, iman mı edelim, bunların ahlakını mı kendimize örnek alalım?

    İnanç psikolojik bir unsur, insanı rahatlatan bir şey. Evrenin bizi koruyup kollayan bir yaratanı olmasa, kendimizi nasıl da kötü hissederiz! Haliyle zihin bu krizden kendini çıkarıyor, inanç yoluyla. Ve rahatlıyoruz. Nerden nasıl geldiğimize dair net bir bulgu yoksa elinde sus otur yerine kardeşim! Niye iman etmeyenleri lanetliyorsun, haçlı seferleri ve cihadlar yapıyorsun, okullarda öğrencilerin beynine din enjekte ediyorsun, hergün 5 vakit bas bas hoparlörden bağırıyorsun, vs. vs.? Yoksa, insanlara inancını dayatmadan, rahatsız etmeden, istediğine tapın.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 5 votes)
  13. dmr diyor ki:

    Merhaba
    Buraya bir zamanlar yorum yazmıştım. Adamın biriyle atışmıştım. Konu her nasılsa, din konusuna gelmişti. İyi de olmuştu. Fakat toplam 264 yorum olduğu yazmasına rağmen bunların tamamına erişemiyorum. Acaba yorumların tamamına nasıl ulaşabilirim?

    ADMİN: ALTTAKİ YORUM KISMINDA “ESKİ YORUMLAR” YAZAN BİR TUŞ VAR, ONA BASARSANIZ KALAN YORUMLAR EKRANA GELECEKTİR. TEŞEKKÜRLER.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  14. o2kan diyor ki:

    Evrim varmıdır yokmudur tartışılır ama ortaya bilimsel gerçekler koyarak.Yaradılışa inanıyorum diyen biri,adı üstünde inanıyorum der,herhangi bir ispata ihtayaç duymaz,ispatı varsa da bunu da ortaya koyabiliyorsa koyar.Ama evrim teorisinin bilimsel gerçeklere dayanması gerekir,kimse evrime inanıyorum demez,çünkü bir inanç sözkonusu değil,bir bilimsel bilgiden bahsedilir.Ama birçok kereler evrim teorisindeki geçiş türleri,ordan burdan toplama kafatasların ve kemiklerin birbirine eklenmesiyle ortaya koyulmuştur.Bunların sahte olması,geçiş türlerinin halen ! bulunamamış olması evrim teorisine olan şüpheleri arttırmıştır.Sonuç olarak inanan adam zaten inanmıştır bunu açıklayamaz,gösteremez,ispat edemez(ortalama bi adamdan bahsediyorum)tıpkı bir şeyi sevmek gibi.Örneğin en sevdiği rengin mavi olduğunu söyleyen birinin bunun nedenini açıklamaya çalışması gibi.Ama bilimsel ! dediğimiz evrim teorisinin,bilimsel bilgi olmasının doğal sonucu olarak ortaya ispat koyması gerekir.Eğer ispat,delil yoksa orda bilgiden,bilimsellikten bahsedilemez ve evrim teorisi dinlere getirilmiş bir anti-tez olarak kalacaktır.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 2 votes)
  15. vahap diyor ki:

    selamlar, dinle burayı dmr kardeş senin gibi ateist çok tanıdım ama senin gibi kendini ateistliğe şartlandırmış olanına rastlamadım. belki burda ne yazsam boş ama bir kaç cümle edeyim…
    O Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir. (Enam Suresi, 101)
    Bilindiği gibi Big Bang teorisi, başlangıçta evrendeki tüm cisimlerin birarada olduklarını ve sonradan ayrıldıklarını göstermiştir. Big Bang teorisinin ortaya koyduğu bu gerçek de, zamanımızdan tam 14 asır önce insanların evren hakkındaki bilgilerinin son derece kısıtlı olduğu bir dönemde yine Kuran’da şöyle bildiriliyordu:
    O inkar edenler görmüyorlar mı ki başlangıçta göklerle yer birbiriyle bitişikken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)
    Yani herşey, hatta henüz yaratılmamış olan “gökler ve yer” bile, tek bir noktadayken büyük patlama ile yaratılmış ve birbirlerinden ayrılarak evrenin bugünkü şeklini meydana getirmişlerdir. Ayetin ifadelerini Big Bang teorisi ile karşılaştırdığımızda tam bir uyum içinde olduklarını görürüz. Oysa Big Bang’in bilimsel bir teori olarak ortaya atılması ancak 20. yüzyılda mümkün olmuştur.
    Evrenin genişlemesi, Büyük Patlama teorisinin yani evrenin yoktan var edildiğinin en önemli kanıtlarından biridir. Evren yaratıldığından beri süregelen bu gerçek, modern bilim tarafından ancak bu yüzyılda keşfedildiği halde Kuran’da bu gerçek yine bundan 14 asır önce haber verilmiştir:
    Biz göğü ‘büyük bir kudretle’ bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47)
    Açıkça görüldüğü gibi, Büyük Patlama teorisi evrenin “yoktan var edildiği”nin, yani Allah tarafından yaratıldığının ispatıydı. Big Bang’in bu zaferi ile birlikte, materyalist felsefenin temeli olan “ezeli madde” kavramı da tarihe karışmış oldu. Peki o zaman Big Bang’den önce ne vardı ve “yok” olan evreni bu büyük patlama ile “var” hale getiren güç neydi? Elbette ki bu soru bir Yaratıcı’nın varlığını göstermektedir. Ünlü ateist felsefeci Anthony Flew, bu konuda şunları söyler:
    “İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. Sadece evrenin bir sonunun ve başlangıcının olmadığını kabul ettiğimiz sürece, evrenin şu anki varlığının mutlak bir açıklama olduğunu savunabiliriz. Ben hala bu açıklamaya inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.”
    Kendisini ateist olmak için körü körüne şartlandırmayan pek çok bilim adamı ise, evrenin yaratılışında sonsuz güç sahibi bir Yaratıcı’nın varlığını kabul etmiş durumdadır. Bu Yaratıcı, hem maddeyi hem de zamanı yaratmış olan, yani her ikisinden de bağımsız bir varlık olmalıdır. Ünlü Amerikalı astrofizikçi Hugh Ross bu gerçeği şöyle açıklar: “Eğer zaman ve madde, patlamayla birlikte ortaya çıkmışsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin, evrendeki zaman ve mekandan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize Yaratıcı’nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda Yaratıcı’nın bazılarının savunduğu gibi evrenin kendisi olmadığını ve evreni kapladığını, sadece evrenin içindeki bir güç olmadığını kanıtlar.”
    Bu bilim adamının da söylediği gibi, madde ve zaman, tüm bu kavramlardan bağımsız olan sonsuz güç sahibi bir Yaratıcı tarafından var edilmiştir. O Yaratıcı, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’tır…

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  16. onur diyor ki:

    biyolojik çeşitlilik konusunda ortaya koyulabilen TEK bilimsel teoriyi, evrim teorisi senelerdir ısrarla reddedenler evrenin oluşumu konusunda ortaya koyulabilmiş onlarca teori arasından big bang’e kayıtsız şartsız iman ederler. neden? çünkü evrim dinlerini yorumlayış tarzlarıyla çelişir ama big bang çelişmez. ne bilimsel ne değil umrularında değildir, yeter ki inançları sarsılmasın, yeter ki çocukluklarından beridir inandırıldıkları yalanların üzerine kurdukları o sahte gerçeklikleri titremesin. üstüne bir de çıkıp, bakın zaten kuran’da yazıyordu bunlar derler. onlara kalsa tüm bilimsel gerçeklikler yazar kuran’da ama nedense 1400 senedir kuran’ı okuyan, dilden dile aktaran, kelime kelime, cilt cilt tefsirlerini yazan müslümanlar bunları fark edememiş, “gâvur” batıdan önce davranamamış, herhalde okuduğunu pek anlayamamıştır; burası meçhul.

    en büyük fikir adamları, iddialarının %90′ının temelini oluşturan adam yedi ayrı hastaneden raporlu bir paranoid şizofrendir; adı sanı bilinmeyen yerel televizyonlarda gece yarısı programları yapar, etrafına mankenleri toplar, elektronik müzikte dans eder. “bu deli bu kitapları nasıl yazdı?” derseniz söyleyeyim, o yazmamıştır, adamları da yazmamıştır; hepsi çeviridir bunların. bilim karşıtlığı amacıyla bile olsa bilim okuduklarını sanmayın sakın, ölseler bilim okumaz bunlar, bir papacılardan çalarlar bir evanjelistlerden. dinler arası diyalogları tamdır bu arkadaşların, her çeşit yobazla, her çeşit yeni-muhafazakarla araları iyidir.

    hangi sokağı dönseniz köşe başında güya bu delinin yazdığı kuşe kağıda basılmış onlarca gıcır gıcır kitabın bedavaya dağıtıldığını görürsünüz. evrim demek, bazı şeylerin zamanla değişmesi demektir, bu değişimden korkan iktidarlar en büyük destekçisidir bu yobazların. ne kuldan utanırlar ne allahtan korkarlar, bakmayın “elhamdülillah” dediklerine, tahtlarını daim kılmak için fukaranın damarına oynar bunlar, yoksa din iman sahibi değillerdir hiçbiri. tahtlarını yitirme korkusu öyle ağır basmıştır ki kıçlarına, hemen dini sürerler öne. evrim yanlıştır, çünkü allah vardır. evrim yanlıştır, çünkü din haktır. bizim fukaralar da yer bunu. buradaki tartışmada bile görebilirsiniz bunu, evrimin ne olduğunu bilmeseniz “herhalde allah’ın olmadığını söyleyen bir inanış” dersiniz.

    oysa evrim allah’la alakalı hiçbir şey söylemez.
    evrim genesis/biyogenesis/abiyogenesisle alakalı bir şey de söylemez.
    evrim çok basit bir şey söyler;
    tarih ilerledikçe çok basit bir yaşam formundan çok kompleks milyonlarca yaşam formu ortaya çıkmıştır der. bu süreç hala devam etmektedir der.
    bunu söylemek “allah yok” mu demek?
    ama yalanlar herkese empoze edilmiştir bir kere. “bunlar maymundan geldiklerine inanıyorlar” yalanı çocuklara daha ilkokulda öğretilir. bu neyin korkusudur? bu nasıl müslümanlıktır? islam’da iftira atmak kabul müdür? burada çıkıp anthony flew’dan, big bang’den bahseden entelektüel yobazlarımız da çok iyi bilir bunun bir yalan olduğunu ama kalkıp bunu söylemezler. bu iftiraya göz yumarlar. sonuçta kendi taraftarının iftirasıdır, “bizdendir” derler.
    sonra şunu fark ederseniz ne mutludur; evrim’in yalan olduğunu söylemek için canhıraş mücadele eden, eleştirmedik nokta bırakmayan bu insanlar, evrim’in açıkladığı şey konusunda tek bir alternatif ortaya koymazlar. “evrim bilimsel değil” derler ama neyin bilimsel olduğunu söylemezler. “evrim mantıklı değil” derler ama neyin mantıklı olduğunu söylemezler. neden? peki, kabul, evrim yok. bana kendi teorini söyle, tüm bu biyolojik çeşitlilik nasıl oluştu? bunu anlamazlar.
    çünkü anlatacakları şey evrim’in 100000′de 1′i kadar dahi bilimsel, 100000′de biri kadar dahi mantıklı değildir. bunun kendileri bile farkındadırlar.
    “ol dedi oldu, ol dedi oldu, ol dedi oldu, sonra ademle havva’yı yarattı, (…) oradan da insanlık ortaya çıktı.”
    ol dedi oldu kısmı “akıllı tasarım teorisi” olarak çeşitli bilimsel camialara sunulmuş ve hiçbirince kabul edilmemiştir çünkü bilim insanlarının tamamına yakını evrim teorisini kabul etmektedir, hadi bu söylediğimi yalanlayın. madem bu kadar bilimcisiniz, “pek çok bilim adamı” diye konuşacak kadar konuya hakimsiniz, buraya koyun bakalım bilim insanlarının evrim teorisi’ni kabul oranını. hodri meydan.
    ademle havva’dan insanlığa geçiş de biraz hızlı olmuştur herhalde. bir kadın bir erkek, buradan 8 milyar insana doğru bir atlayış yapılacak. bu iki kişi üredi, çocukları oldu, bir aile oldular; ya sonra? bu tartışmayı merak edip okuyan arkadaşlar şunu bilsinler, evrimi savunan hiçkimse insanın maymundan geldiğine inanmaz ama evrime karşı çıkanlar insan soyunun ENSEST ilişkiyle genişlediğine inanmaktadırlar.
    şimdi herkese soruyorum, eğer evrim iddia edildiği gibi dine karşıysa din bu mudur? siz buna mı inanıyorsunuz? bu mantıklı ve bilimsel midir? elinizi vicdanınıza koyun ve cevap verin.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  17. VAHAP diyor ki:

    sonra şunu fark ederseniz ne mutludur; evrim’in yalan olduğunu söylemek için canhıraş mücadele eden, eleştirmedik nokta bırakmayan bu insanlar, evrim’in açıkladığı şey konusunda tek bir alternatif ortaya koymazlar. “evrim bilimsel değil” derler ama neyin bilimsel olduğunu söylemezler. “evrim mantıklı değil” derler ama neyin mantıklı olduğunu söylemezler. neden? peki, kabul, evrim yok. bana kendi teorini söyle, tüm bu biyolojik çeşitlilik nasıl oluştu? bunu anlamazlar.
    çünkü anlatacakları şey evrim’in 100000′de 1′i kadar dahi bilimsel, 100000′de biri kadar dahi mantıklı değildir. bunun kendileri bile farkındadırlar.

    Konuşma başlangıcı: 19 Haziran

    03:42
    Vahap Salan

    biraz degisik bir yorum olmus. tipki bir evrimcinin evrim
    onermelerini sadakatle savunmasi, teorinin yanlis taraflarinin
    bulundugunu iddia edenlere karsi savunma psikolojisine girmesi
    gibi (halbuki bilimin yapmasi gereken yanlis oldugu iddia edilen
    yanlarinin gercekten boyle olup olamayacagini arastirmasidir)
    daha yanlis bir on kabuldur. bir yaratilisci kutsal kitabinda
    yazanlarin yanlis oldugunu dusunurse imanindan olur bu yuzden
    zaten aksini savunamaz. Iste bu yuzden onceki yorumlarimda bilim
    kendini Tanri dan tamamen soyutlayacagina, once bilimin iddia
    ettiklerinin bazilarinin aksini savunan Tanri soylemlerinin
    bilimsel olarak incelenmesi gerektigini savunuyorum.
    ayrica aslinda yorumlarim on kabulden ziyade Kuranda yer alan
    bilimsel gerceklere gondermeler yapan ipuclarinin bilimsel
    olarak incelenmesi talebini yansitiyor. Farkinda misiniz
    bilmiyorum ama bilimle Tanri ve soylemleri degil, bilim Tanri
    ile küs , Tanri ile bilim bulusursa bilim adami bilim yapmis
    olmazmis gibi sacma bir kanaat yaygin bilimadamlarinda.
    Tanri nin gostergeleri bilimsel olarak gozlemlenemez, dogrulana
    maz, test edilemez gibi bir onyargi var bilimde. Tanri nin varligini ortaya koymak icin
    ile kimya deneyleri yapmak gerekmiyor. Sadece Kuran i baz alsaniz
    bile Tanri nin bilimsel olarak verdigi ipuclarindan, gecmis ve
    gelecekten verdigi haberlerden, birakin insanoglunun birbirine
    hikaye ederek anlatmis olabilecegi olaylari hic bir varligin
    olmadigi, diger kutsal kitaplarda bile gecmeyen ama detaylari
    ile verilen hikayelere bir bakin. tum bunlari diger bilim dallari
    ile dogrulamak, gozlemlemek, test etmek icin bilimsel calismalar
    baslatin. Arkeologlar, paleontolojistler, sosyal bilimciler vb.
    Niye boyle bir calisma baslatmayip Tanri yi tamamen bilimden
    soyutluyorsunuz ki? Bundan daha anlamsiz bir on kabul bir on yargi
    olabilir mi?
    Kuran da anlatilanlarin niye yanlis olabilecegini, farkli anlamlar
    cikartilabilecigini kabul edelim ki. Tanri nin sozu oldugu iddia
    edilen bir kitaba niye once acaba yanlis olabilir mi diye
    yaklasalim ki? Niye dogru olabilir mi diye yaklasip bize haber
    verdiklerini bilimin bulacagi kanitlarla dogrulamayalim ki?
    Farkli anlamlar cikartmaya gelirsek, on yargi ile yaklasilirsa
    amac yanlislamak olursa dunyanin en dogru metninden bile farkli
    anlamlar cikartilabilir. ama bu o metnin yanlisligini gostermez.
    Ayrica Kuran da aksi yaziyor diye bilimsel verilerin HEPSININ pesinen
    yanlis oldugunu kabul etmiyorum ki. tipki baskalari gibi evrimin bir
    cok onermesi dogrudur ama yanlis olan onermeleri de vardir diyorum.
    Peki evrim teorisi mudafiileri niye yuzlerce yildir hala kesin olarak
    kanitlanamamis ortak ata onermesini koru korune savunup diger
    bilim dallarinin imkansizligini ortaya koydugu TESADUFLERLE,
    KENDILIGINDEN meydana gelmelerle aciklamaya ant icmisler. Niye bilimsel
    davranis geregi acaba sorunusu kendilerine sorup yaratilis iddiasinda
    denildigi gibi olmus olabilir mi diye arastirmiyorlar?

    neden proteinlerin, nükleik asitlerin bulundugu bir dogada canli
    turlerinin tamaminin evrildigi TEK BİR ORTAK ATA meydana gelsin de farkli
    turlerin olusumuna sebep olan cok sayida ATA meydana gelemesin?
    Ben ve islami yaratiliscilarin cogu (diger dinlerin yaratiliscilari
    tamamen evrimi inkar ediyor olabilirler) evrimin yanlis oldugunu
    dusundugumuz onermeleri disinda bir cok onermesinin dogru olabilecegini
    kabul ediyoruz.” Canlilarin gelisimi, degisimi, adaptasyonu, elenmesi vb.
    elbette mumkun ama tesadufler sonucu meydana gelmis bir kompleks yasam,
    tek bir ortak ata, hic bir ara gecis formu olmadan birbirine aniden
    donusuveren canli turleri, birbirleriyle ayni turler olmadiklari halde
    bir kac benzerlikleri nedeniyle birbirinin ara gecis formu oldugu iddia
    edilen aslinda her biri ayri turler olan cok az sayidaki fosil, sadece
    kafasi, disi gibi kucuk parcalari bulunup tumevarim yontemleri ile
    iki farkli turun birlesimi oldugu iddia edilen fosiller hic ama hic
    mumkun ve mantikli gelmiyor.
    oldugu iddia edilen zorlama fosiller

    ben Kuran da
    evrimin soylediklerinin tersini soyleyen, bilimsel olarak test edilirse,
    gozlemlere tabi tutulursa kantlanabilecek bilimsel ipuclari var diyorum
    bunlar arasinda cok sayida ve gerceklesmis olanlar oldugu gibi hala bilimin
    kesfedemedigi ipuclari var. bunlar pekala dogrulanmak veya yanlislamak uzere
    bilimsel bir calismanin konusu yapilabilir diyorum. gece ve gunduzun olusmasi,
    karalarin tek levha olmasi, yer ve gogun ilkin butunlesik olmasi gibi gecmise
    ait ipuclari gibi gelecege dair ipuclari var diyorum. Ornegin gorunmezligin,
    isinlamanin, dusunce okuma kabiliyetinin ilerde kesfedileceginin ipucu olarak
    verilmesi gibi.

    yaradiliscilikla Tanri yi birbirinden ayiramayiz. cunku yaratilmayi
    yarattigini soylemeyi bizzat Tanri bildiriyor. Yaradilisa inanmadan Tanriya
    inanmak mumkun degildir. Fakat şu var. diger dinlerin yaratiliscilari ile
    islami yaratiliscilar arasindan buyuk farklar var. diger yaratiliscilar evrimi
    toptan red eder dediginiz gibi hep bir sihirli el arar. islami yaratiliscilar
    ise adetullaha inanir. ilk canli atalarinin ilahi guc tarafindan yaratildigi sonra
    adetullah ile (doga kanunlarinin, ilahi tasarim ve planlarin, neden sonuc
    iliskilerinin islemesi) hayatin devam ettigi bilinir.
    İlk canli turlerinin yaratilmasinin da pat diye olmasina gerek yoktur. Evrim basit
    canli turlerinin nasil olusmus olabilecegine dair az cok bulgulara sahip ama kompleks
    yapilari izah edemiyor. aslinda basit canlilar gibi kompleks canlilar da tamamen
    ilahi plan, tasarim ve kanunlar sonucu belli bir surec icinde meydana gelmis olabilir

    bunun boyle meydana gelmis olmasi yaratilis teorisini curutmez, Tanri nin
    bu surecteki gereksizligini ortaya koymaz.
    aslinda bunun boyle olmus olabilecegi Kuranda da anlatilir. Tanri ademi toprak
    ve sudan yarattigini soyler. toprak ve suyun genetik kodlarla birlestirilmesi
    sonucu insan belli bir sure icinde dogal olarak yaratilmis olabilir. düşün biraz ademoğlu , pardon maymun oğlu ! sen tanrı olsaydın insanları nasıl yaratırdın ?? hopp diye evreni dünyayı yaratıp hemen insanları içine yerleştirirmiydin ? ” Ada filmini sana tavsiye ederim fikir sahibi olabilirsin , geniş düşünebilirsin,

    Aslinda burada harun yahya cilarin ve diger sabit fikirli yaratiliscilarin “aninda
    yaratma” , “ol dedi oldu” terimlerine takilip kaldiklarini biliyoruz. bu tipki kutsal
    kitaplarda dunyanin 6-7 gunde yaratilmis olmasi soylemi gibidir. Kuranda ve islami kaynak
    larda bu net bir sekilde aciklanir. Hem de izafiyet teorisi ile. bu alti gunun Tanri
    katindaki zaman anlayisi ile 6-7 milyar insan senesine denk gelebilecegi ifade edilir.
    Ki bu da evrimin öngördügü gibi yasamin olusumu ve gelisimi icin yeterli suredir.
    Tanri nin bu yaratma surecini bilimsel sureclere baglamasi onun kudretini sinirlamaz
    aksine milyarlarca yildir sorunsuz devam eden bu surece baktiginizda bunun da Tanri nin
    bir mucizesi oldugunu gorursunuz.“Yazının konusu olan yaradılışçı düşünce ise türlerin hiç bir şekilde evrime
    tabi olmadan, birbirine dönüşmeden, Tanrı tarafından tek tek yaratıldığını savunmaktadır.”
    dedigim gibi diger dinlerin yaratiliscilari bu sekilde savunuyor olabilir ama gercek
    islam bilim adamlari evrimi tamamen red etmez. Lutfen Harun yahya gibi yuzlerce
    bilimsel makaleyi okuyup evrimin neden yanlis oldugunu ispatlamaya calisan derleme
    makaleler, kitaplar yazan kisilere takilip durmayin. Aslinda Harun Yahya ekibi de
    benim ifade ettigim gibi evrimin yanlis olduguna inandiklari onermelerine karsi cikmaya
    calisiyorlar ama kendilerini fazlasiyla yanlis anlattiklari, sanki evrim teorisinin
    tamamina, bilime karsi cikiyormus gibi bir havaya neden olduklarindan tepki cekiyorlar.
    yani amac iyi ama varilan nokta, verilen izlenim kotu…
    kısaca ; fizik yasaları hiçbir zaman evreni tam olarak açıklayamaz. Yasalar kendileri bir şey yaratamazlar.
    evrimciler bizim evrim ( fizik )ile tanrı arasında şeçim yapmamızı istiyor , bu jet motorunu açıklamak için havacılık mühendisi Frank Whittle ile fizik yasaları arasında seçim yapmamızı istemesine benziyor.
    Bu kategori karışıklığıdır. Fizik yasaları, jet motorunun nasıl çalıştığını açıklayabilir fakat birisi, onu inşa etmeli, yakıt koymalı ve çalıştırmalıdır. Jet, fizik yasaları olmadan kendi başına yaratılmamıştır. Fakat onu yapan, yöneten olarak geliştirmek ve oluşturmak için zeki bir Whittle’a ihtiyaç vardır. Benzer şekilde fizik yasaları, kendi başına evreni yaratamaz. Bir yöneticinin dâhil olması gerekir.
    Basit bir analoji kullanırsak, Isaac Newton’un hareket kanunu hiçbir zaman kendi başına bir bilardo topunu, yeşil masa üdaha çok yazmak isterdim ama bir ateiste daha fazla laf yetiştiremeyeceğimi biliyorum , başka söyledğim gibi savunma psikolojisi … ön kabullerin esiri olma maymun oğlu !!! selametle kal ! surc u lisan ettikse affola…

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  18. VAHAP diyor ki:

    sonra şunu fark ederseniz ne mutludur; evrim’in yalan olduğunu söylemek için canhıraş mücadele eden, eleştirmedik nokta bırakmayan bu insanlar, evrim’in açıkladığı şey konusunda tek bir alternatif ortaya koymazlar. “evrim bilimsel değil” derler ama neyin bilimsel olduğunu söylemezler. “evrim mantıklı değil” derler ama neyin mantıklı olduğunu söylemezler. neden? peki, kabul, evrim yok. bana kendi teorini söyle, tüm bu biyolojik çeşitlilik nasıl oluştu? bunu anlamazlar.
    çünkü anlatacakları şey evrim’in 100000′de 1′i kadar dahi bilimsel, 100000′de biri kadar dahi mantıklı değildir. bunun kendileri bile farkındadırlar.

    Konuşma başlangıcı: 19 Haziran

    03:42
    Vahap Salan

    biraz degisik bir yorum olmus. tipki bir evrimcinin evrim
    onermelerini sadakatle savunmasi, teorinin yanlis taraflarinin
    bulundugunu iddia edenlere karsi savunma psikolojisine girmesi
    gibi (halbuki bilimin yapmasi gereken yanlis oldugu iddia edilen
    yanlarinin gercekten boyle olup olamayacagini arastirmasidir)
    daha yanlis bir on kabuldur. bir yaratilisci kutsal kitabinda
    yazanlarin yanlis oldugunu dusunurse imanindan olur bu yuzden
    zaten aksini savunamaz. Iste bu yuzden onceki yorumlarimda bilim
    kendini Tanri dan tamamen soyutlayacagina, once bilimin iddia
    ettiklerinin bazilarinin aksini savunan Tanri soylemlerinin
    bilimsel olarak incelenmesi gerektigini savunuyorum.
    ayrica aslinda yorumlarim on kabulden ziyade Kuranda yer alan
    bilimsel gerceklere gondermeler yapan ipuclarinin bilimsel
    olarak incelenmesi talebini yansitiyor. Farkinda misiniz
    bilmiyorum ama bilimle Tanri ve soylemleri degil, bilim Tanri
    ile küs , Tanri ile bilim bulusursa bilim adami bilim yapmis
    olmazmis gibi sacma bir kanaat yaygin bilimadamlarinda.
    Tanri nin gostergeleri bilimsel olarak gozlemlenemez, dogrulana
    maz, test edilemez gibi bir onyargi var bilimde. Tanri nin varligini ortaya koymak icin
    ile kimya deneyleri yapmak gerekmiyor. Sadece Kuran i baz alsaniz
    bile Tanri nin bilimsel olarak verdigi ipuclarindan, gecmis ve
    gelecekten verdigi haberlerden, birakin insanoglunun birbirine
    hikaye ederek anlatmis olabilecegi olaylari hic bir varligin
    olmadigi, diger kutsal kitaplarda bile gecmeyen ama detaylari
    ile verilen hikayelere bir bakin. tum bunlari diger bilim dallari
    ile dogrulamak, gozlemlemek, test etmek icin bilimsel calismalar
    baslatin. Arkeologlar, paleontolojistler, sosyal bilimciler vb.
    Niye boyle bir calisma baslatmayip Tanri yi tamamen bilimden
    soyutluyorsunuz ki? Bundan daha anlamsiz bir on kabul bir on yargi
    olabilir mi?
    Kuran da anlatilanlarin niye yanlis olabilecegini, farkli anlamlar
    cikartilabilecigini kabul edelim ki. Tanri nin sozu oldugu iddia
    edilen bir kitaba niye once acaba yanlis olabilir mi diye
    yaklasalim ki? Niye dogru olabilir mi diye yaklasip bize haber
    verdiklerini bilimin bulacagi kanitlarla dogrulamayalim ki?
    Farkli anlamlar cikartmaya gelirsek, on yargi ile yaklasilirsa
    amac yanlislamak olursa dunyanin en dogru metninden bile farkli
    anlamlar cikartilabilir. ama bu o metnin yanlisligini gostermez.
    Ayrica Kuran da aksi yaziyor diye bilimsel verilerin HEPSININ pesinen
    yanlis oldugunu kabul etmiyorum ki. tipki baskalari gibi evrimin bir
    cok onermesi dogrudur ama yanlis olan onermeleri de vardir diyorum.
    Peki evrim teorisi mudafiileri niye yuzlerce yildir hala kesin olarak
    kanitlanamamis ortak ata onermesini koru korune savunup diger
    bilim dallarinin imkansizligini ortaya koydugu TESADUFLERLE,
    KENDILIGINDEN meydana gelmelerle aciklamaya ant icmisler. Niye bilimsel
    davranis geregi acaba sorunusu kendilerine sorup yaratilis iddiasinda
    denildigi gibi olmus olabilir mi diye arastirmiyorlar?

    neden proteinlerin, nükleik asitlerin bulundugu bir dogada canli
    turlerinin tamaminin evrildigi TEK BİR ORTAK ATA meydana gelsin de farkli
    turlerin olusumuna sebep olan cok sayida ATA meydana gelemesin?
    Ben ve islami yaratiliscilarin cogu (diger dinlerin yaratiliscilari
    tamamen evrimi inkar ediyor olabilirler) evrimin yanlis oldugunu
    dusundugumuz onermeleri disinda bir cok onermesinin dogru olabilecegini
    kabul ediyoruz.” Canlilarin gelisimi, degisimi, adaptasyonu, elenmesi vb.
    elbette mumkun ama tesadufler sonucu meydana gelmis bir kompleks yasam,
    tek bir ortak ata, hic bir ara gecis formu olmadan birbirine aniden
    donusuveren canli turleri, birbirleriyle ayni turler olmadiklari halde
    bir kac benzerlikleri nedeniyle birbirinin ara gecis formu oldugu iddia
    edilen aslinda her biri ayri turler olan cok az sayidaki fosil, sadece
    kafasi, disi gibi kucuk parcalari bulunup tumevarim yontemleri ile
    iki farkli turun birlesimi oldugu iddia edilen fosiller hic ama hic
    mumkun ve mantikli gelmiyor.
    oldugu iddia edilen zorlama fosiller

    ben Kuran da
    evrimin soylediklerinin tersini soyleyen, bilimsel olarak test edilirse,
    gozlemlere tabi tutulursa kantlanabilecek bilimsel ipuclari var diyorum
    bunlar arasinda cok sayida ve gerceklesmis olanlar oldugu gibi hala bilimin
    kesfedemedigi ipuclari var. bunlar pekala dogrulanmak veya yanlislamak uzere
    bilimsel bir calismanin konusu yapilabilir diyorum. gece ve gunduzun olusmasi,
    karalarin tek levha olmasi, yer ve gogun ilkin butunlesik olmasi gibi gecmise
    ait ipuclari gibi gelecege dair ipuclari var diyorum. Ornegin gorunmezligin,
    isinlamanin, dusunce okuma kabiliyetinin ilerde kesfedileceginin ipucu olarak
    verilmesi gibi.

    yaradiliscilikla Tanri yi birbirinden ayiramayiz. cunku yaratilmayi
    yarattigini soylemeyi bizzat Tanri bildiriyor. Yaradilisa inanmadan Tanriya
    inanmak mumkun degildir. Fakat şu var. diger dinlerin yaratiliscilari ile
    islami yaratiliscilar arasindan buyuk farklar var. diger yaratiliscilar evrimi
    toptan red eder dediginiz gibi hep bir sihirli el arar. islami yaratiliscilar
    ise adetullaha inanir. ilk canli atalarinin ilahi guc tarafindan yaratildigi sonra
    adetullah ile (doga kanunlarinin, ilahi tasarim ve planlarin, neden sonuc
    iliskilerinin islemesi) hayatin devam ettigi bilinir.
    İlk canli turlerinin yaratilmasinin da pat diye olmasina gerek yoktur. Evrim basit
    canli turlerinin nasil olusmus olabilecegine dair az cok bulgulara sahip ama kompleks
    yapilari izah edemiyor. aslinda basit canlilar gibi kompleks canlilar da tamamen
    ilahi plan, tasarim ve kanunlar sonucu belli bir surec icinde meydana gelmis olabilir

    bunun boyle meydana gelmis olmasi yaratilis teorisini curutmez, Tanri nin
    bu surecteki gereksizligini ortaya koymaz.
    aslinda bunun boyle olmus olabilecegi Kuranda da anlatilir. Tanri ademi toprak
    ve sudan yarattigini soyler. toprak ve suyun genetik kodlarla birlestirilmesi
    sonucu insan belli bir sure icinde dogal olarak yaratilmis olabilir. düşün biraz ademoğlu , pardon maymun oğlu ! sen tanrı olsaydın insanları nasıl yaratırdın ?? hopp diye evreni dünyayı yaratıp hemen insanları içine yerleştirirmiydin ? ” Ada filmini sana tavsiye ederim fikir sahibi olabilirsin , geniş düşünebilirsin,

    Aslinda burada harun yahya cilarin ve diger sabit fikirli yaratiliscilarin “aninda
    yaratma” , “ol dedi oldu” terimlerine takilip kaldiklarini biliyoruz. bu tipki kutsal
    kitaplarda dunyanin 6-7 gunde yaratilmis olmasi soylemi gibidir. Kuranda ve islami kaynak
    larda bu net bir sekilde aciklanir. Hem de izafiyet teorisi ile. bu alti gunun Tanri
    katindaki zaman anlayisi ile 6-7 milyar insan senesine denk gelebilecegi ifade edilir.
    Ki bu da evrimin öngördügü gibi yasamin olusumu ve gelisimi icin yeterli suredir.
    Tanri nin bu yaratma surecini bilimsel sureclere baglamasi onun kudretini sinirlamaz
    aksine milyarlarca yildir sorunsuz devam eden bu surece baktiginizda bunun da Tanri nin
    bir mucizesi oldugunu gorursunuz.“Yazının konusu olan yaradılışçı düşünce ise türlerin hiç bir şekilde evrime
    tabi olmadan, birbirine dönüşmeden, Tanrı tarafından tek tek yaratıldığını savunmaktadır.”
    dedigim gibi diger dinlerin yaratiliscilari bu sekilde savunuyor olabilir ama gercek
    islam bilim adamlari evrimi tamamen red etmez. Lutfen Harun yahya gibi yuzlerce
    bilimsel makaleyi okuyup evrimin neden yanlis oldugunu ispatlamaya calisan derleme
    makaleler, kitaplar yazan kisilere takilip durmayin. Aslinda Harun Yahya ekibi de
    benim ifade ettigim gibi evrimin yanlis olduguna inandiklari onermelerine karsi cikmaya
    calisiyorlar ama kendilerini fazlasiyla yanlis anlattiklari, sanki evrim teorisinin
    tamamina, bilime karsi cikiyormus gibi bir havaya neden olduklarindan tepki cekiyorlar.
    yani amac iyi ama varilan nokta, verilen izlenim kotu…
    kısaca ; fizik yasaları hiçbir zaman evreni tam olarak açıklayamaz. Yasalar kendileri bir şey yaratamazlar.
    evrimciler bizim evrim ( fizik )ile tanrı arasında şeçim yapmamızı istiyor , bu jet motorunu açıklamak için havacılık mühendisi Frank Whittle ile fizik yasaları arasında seçim yapmamızı istemesine benziyor.
    Bu kategori karışıklığıdır. Fizik yasaları, jet motorunun nasıl çalıştığını açıklayabilir fakat birisi, onu inşa etmeli, yakıt koymalı ve çalıştırmalıdır. Jet, fizik yasaları olmadan kendi başına yaratılmamıştır. Fakat onu yapan, yöneten olarak geliştirmek ve oluşturmak için zeki bir Whittle’a ihtiyaç vardır. Benzer şekilde fizik yasaları, kendi başına evreni yaratamaz. Bir yöneticinin dâhil olması gerekir.
    Basit bir analoji kullanırsak, Isaac Newton’un hareket kanunu hiçbir zaman kendi başına bir bilardo topunu, yeşil masa üdaha çok yazmak isterdim ama bir ateiste daha fazla laf yetiştiremeyeceğimi biliyorum , başka söyledğim gibi savunma psikolojisi … ön kabullerin esiri olma maymun oğlu !!! selametle kal ! surc u lisan ettikse affola…

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  19. VAHAP diyor ki:

    ol dedi oldu kısmı “akıllı tasarım teorisi” olarak çeşitli bilimsel camialara sunulmuş ve hiçbirince kabul edilmemiştir çünkü bilim insanlarının tamamına yakını evrim teorisini kabul etmektedir, hadi bu söylediğimi yalanlayın. madem bu kadar bilimcisiniz, “pek çok bilim adamı” diye konuşacak kadar konuya hakimsiniz, buraya koyun bakalım bilim insanlarının evrim teorisi’ni kabul oranını. hodri meydan.

    çocuk söylemleri bunlar , bilim adamları hehh aaa o çok zeki insanlar, evrimi savunuyorsa bir bildiği vardır, bizim düşünmemize gerek yok o bizim yerimize düşünmüş zaten haydi ateist olalım mı diyorsunuz? ateist mi değil mi size ne? ateist değilse bile hristiyandır büyük ihtimalle, o zaman siz de mi hristiyan olacaksınız? size bahşedilmiş bir beyniniz var değil mi onu kullan biraz.
    ha çok saf tutmak istiyorsan bu işin beyni en zeki insan olduğu söylenen Einstein var dimi , Einstein’ın ilahiyatı tamamiyle reddetmediğini ama insanlar tarafından kısmen çarptırılıp, hatta uydurulduğunu iddia ettiğini söyleyebiliriz.Einstein kesinlikle ve kesinlikle ‘ateist’ değil, aksine ‘teist’tir.Agnostik demek bile ağır kaçabilir, her ne kadar kendisi görüşlerini agnostiklerinkilere benzetse de.Albert Einstein’ın “The World as I See It” adlı eserinde din ve tanrı ile ilgili görüşlerine detaylı olarak yer vermiştir.”Tanrı zar atmaz” sözünde mutlak ve herşeyden üstün -superior- bir varlığı tanıyan Einstein, “Bilim olmadan din topaldır, din olmadan bilim ise kördür.” sözünde de dinin önemine dikkat çekerek, insanlar için en az bilim kadar gerekli olduğunu vurguluyor.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  20. berkor diyor ki:

    Madem evrim var diyorsunuz o zaman neden şu an hala maymunlar var

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  21. dusuncededevrim diyor ki:

    Bilim hakkinda dogru bir yorum yapabilmek icin, herseyde oldugu gibi bilimi de olcup tartmak gerekmektedir(Bu ise aklin kurcalanmasini gerektirir).Diger turlu onyargili olup emin olmadiklarina guvenerek, hic farkinda olmaksizin yalanciya guvenen birinin durumuna dusmus olursun, iste cogumuzun isledikleri yanlislari bu asamada tohumlaniyorlar. Insanlar yalnizca kusursuz, hatasiz olanlara guvenmelidir. Boyle yaptigimiz zaman cogumuzun hatalarini isledikleri asamadan sag salim kurtulabiliriz. Ama sorun burada… Insanlar neyin dogru ve neyin yanlis oldugunu nasil anlayabilirler? Iste ”dogru ile yanlis” ‘ i ayirt etmeden oncelikle dogrular ile yanlislar emin olmalidir, bunu yapabilmek icin ”dogru ile yanlisi” sorgulamak icap eder. Kimisi, bunu atalardan alir, kimisi bunu bilimden alir, kimisi de bunu allah’dan alir. Ornek olarak, atalar kismi ile ilgili ayeti hatirlatayim: ”2:170 – Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun.” dendiği vakit de: “Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız.” dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?
    Bu ayette de belirtildigi uzere atalarinda yanlis yapabilecekleri uzerinde vurgulanmaktadir, ama bu ayet aslinda kusurlu olabilecek herseyi de temsil ediyor buna bilim’de dahil. Asil sorgulanmasi gereken, eger durum boyleyse, bunu anlamanin bir yolu olmasi gerektigidir. Bu ayeti insanlara bildiren bir yaratici, illaki bunu dogrulamanin bir yolunu da beraberinde vermistir, aksi takdirde Allah aklimizi kullanmamizi buyurmazdi. Durum gitgide sorgunun ne kadar onemli bir hal aldigini gosteriyor. Kuranimizi sorgulamanin bence bir sakincasi olmamali, onemli olan Kuranin nasil sorgulanmasi gerektigidir, bunun bir ornegi olarak, haddi asmamamiz gerekmekte: Ornegin, eger Kurani, bir bilimadaminin kafasindan bakacak olursak, kisisel deneyimlerden yola cikarak gorduklerini algilayarak onu kisisel degerlendirirsin( Bu kisi gordugu manzarayi istedigi gibi hayaliyle susleme ozgurlugune sahiptir). Yada birinin dusunecegi gibi, aklin bir siniri olamayacagi dusuncesiyle hareket etmektir (Bu kisi de Kurani gaybine varana kadar sorgular ve bunu yaparken akil yasalarinin disina cikmis olur). bilim adaminin gordugu manzara nasilki hayal ile suslenip sekil degistirip gerceklikten uzaklasabiliyorsa, ayni sekilde diger sahsin da akil disi sorgulayisi da carpik bir hal alabilir) Sorgulayis bicimi dogruluktan ne kadar uzaklasirsa, birseyin anlasilmasi da okadar gariplesir. Bunu soyluyorum, cunku bu dunyadaki fizik kurallarini anlamak icin nasil ki fizik yasalarindan faydalanmak gerekiyorsa, ayni sekilde bu dunyayi butunuyle anlamak icin de, aklin yasalarina danismaliyiz. Aksi takdirde bu, dogruyu yalan ile aciklamak olur.
    Deginmeye calistigim nokta, Kurani anlamak icin bastan kavrayisin dogru olmasi gerektigidir. Zaten Kurani bu cercevede anlamaya calisan kisi Allah kitabinda celiskiye yer verilmedigini anlar, asil sorun insanlarin bu acidan degerlendirmeyip, dogrudan istedikleri bir sekilde anlamaya gayret etmelidir(Nasilki kuran’da bir celiskiye yer verilmiyor, o halde bizim kavrayisimizin da celismemesi dogal bir kanun olmalidir). Bunun bir ornegi: Insanlar Kurani okuduklarinda acaba Kuran nasil duzenlenip, bize ulasmistir sorusunu sormadiklarindan dolayi bize nasil ulastiginin farkina varmazlar. Cagimizin en buyuk hastaliklarindan birisi de insanlarin en dogru sekilde nasil dusunmeleri gerektigini bilmemelerinden kaynaklaniyor. Allahín kendilerine bahsettigi beyni dogru kullanamayanlarin dustugu bir tuzaktir. Bunun cozumu, dogrudan aklimizi herseyden temizlemektir, bunu cahilliye devrinde musluman olanlarin durumuyla kiyas yapabiliriz. Onlarda ne kadar musluman olsalarda eski geleneklerini birden unutamamamislardir. Ancak unutabilmek icin hatalarinin farkina varmalari bir sart oldugundan sorgu burada olmazsa olmaz /kullanilmasi gereken araclarimizdandir. Bu yuzden hayatimizin her alanini sorgulamak mecburiyetindeyiz. ”Dogru sorgulandiginda dogruluktan cikmaz, ancak yalan sorgulanmadiginda yalanci durumundan da cikmaz.
    Nasilki atheistler bilimin koru korune bazi kisimlarini dogru oldugunu ileri suruyorsa, ayni sekilde gelenekci muslumanlarin koru korune tanidiklari islami dogru oldugunu ileri surmeleri yanlistir. Gelenekci muslumanlarin bu tavirlari Islami tanimada golge olusturmamali, olusmamasi icin dusuncenin yasalarini ogrenmek ustumuze dusen sorumluluklar arasinda. Bunu yaptiginizda, dunyada ne kadar karanlik bir duzenin hakim oldugunu daha iyi anlayacak ve toz pembe hatayin kolesi oldugunu anlayacaksiniz.
    Selametle.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)

Film Hakkında Yorum Yapın

:Web Siteniz:

MAIL İLE TAKİP

Adresinizi Yazip Abone Olun Filmler Mailinize Gelsin:

(Dikkat: Size Gelecek Maili Aktif Etmeyi Unutmayin.)

REKLAM

FACEBOOK

TWITTER

FİLM ARAMA


© Copyright 2008 VizyonFilmizle.Net - Tüm hakları saklıdır. vizyon film izle ~

Kapat [ x ]